(ANKARA) - Genel Sağlık-İş, Ankara’da yapılan 5. Dönem 4. Başkanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıkladığı deklarasyonda sağlık çalışanlarının düşük ücret, personel eksikliği, yoğun iş yükü ve sağlıkta şiddet sorunlarını gündeme taşıdı.
Sendika, çalışanların özlük haklarının geliştirilmesini ve kamucu sağlık politikalarına yeniden dönülmesini talep etti. Genel Sağlık-İş, kuruluşunun 16. yıl dönümü dolayısıyla 17-18 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen Başkanlar Kurulu toplantısıyla ilgili bir deklarasyon kamuoyuyla paylaştı.
Sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılmasına itiraz edilen deklarasyonda, kamu sağlık hizmetlerinin ücretsiz, eşit ve erişilebilir olması istendi. Sağlık çalışanlarının içinde bulunduğu ekonomik duruma vurgu yapılan deklarasyonda, "Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri yoksulluğa mahkum edilemez" ifadesi kullanıldı. Sendika, kamu çalışanlarına ödenen ücretlerin yoksulluk sınırını aşacak düzeye yükseltilmesini, bütün ödemelerin emekliliğe yansıtılmasını, gelir vergisi oranının yüzde 15’te sabit tutulmasını ve kira desteği verilmesini talep etti.
"SAĞLIKTA ŞİDDET İÇİN ETKİLİ VE KALICI TEDBİR ÇAĞRISI"
Deklarasyonda, "Sağlıkta şiddete karşı kınama değil, etkili ve kalıcı önlemler alınmalıdır" sözleriyle önlem alınması gerektiğinin altı çizildi. Aile sağlığı merkezlerinde uygulanan performans baskısına son verilmesi, 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde yaşanan personel ve araç yetersizliklerinin giderilmesi, üniversite hastanelerinde özlük haklarının geliştirilmesi ve atanmayı bekleyen sağlık çalışanlarına istihdam sağlanması istendi.
"KAMUCU SAĞLIĞI SAVUNMA VURGUSU"
Liyakate dayanmayan yönetici atamalarına, keyfi görevlendirmelere ve sendikal haklar üzerindeki baskılara eleştiri yöneltilen deklarasyonda, "Cumhuriyetimizin, emeğimizin ve laik sosyal hukuk devletinde kamucu sağlığın savunucusuyuz" denildi. Genel Sağlık-İş, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin insan onuruna uygun çalışma ve yaşam koşullarına ulaşması amacıyla mücadelesine kararlılıkla devam edeceğini açıkladı.


