'NİYE KORKUYORSUNUZ?'DEM
Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise 86 milyon adına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a sorulması gereken önemli sorular olduğunu belirterek, "Biz yıllarca liyakate göre atama yapın ve nepotizmin önüne geçin dedik ancak yapmadınız. Şimdi birisi bakanlık koltuğunda oturuyor, bakanın eşi SPK'da oturuyor; birisi müsteşar, birisi onun özel kalemi.
ya ahbap çavuş ilişkisine çevirdiğiniz, arka bahçenize çevirdiğiniz bir devlet ve devlet kurumları gerçeği var. Bunu göremiyor muyuz sanıyorsunuz? Şimdi kim kimi denetleyecek, kim kimin hakkını arayacak.
Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısına sormak istiyorum. Devlet Denetleme Kurulu'nu yetkilendirdiniz bu süreçte, çok da iyi yaptınız. Peki, Devlet Denetleme Kurulu Başkanının aynı zamanda Borsa İstanbul'un Yönetim Kurulu üyesi olduğunu biliyor muydunuz?
Biliyordunuz. Ne yaptı? Borsa İstanbul Yönetim Kurulundan istifa etti.
Oysa ki istifa etmesi gereken yer neresiydi? Devlet Denetleme Kurulundan istifa etmesi gerekiyordu değil mi? Şimdi kendi zamanında yaptığı, onay verdiği işlemleri gidecek ve denetleyecek.
Sistemi kuran siz, yolsuzluğa, manipülasyona, fon vurgununa yol veren siz ama dönüp tekrar denetlemeye çalışan da sizsiniz. Dün burada karar yeter sayısıyla AKP Grubu Meclisi kapattı, bugün başka şekilde gündemi kapatmaya çalışıyor. Niye korkuyorsunuz?" ifadelerini kullandı.'AK
PARTİ'NİN ADINA KARA ÇALANLARIN HEPSİNİ
ARAŞTIRALIM'Sermaye piyasalarında yaşananlara ilişkin Yeni Parti grubu adına söz alan İzmir Milletvekili Ümit Özlale, "İlk önce AK Parti milletvekillerine seslenmek istiyorum; dördüncü yasama yılınız. Ben sizin vicdanınıza güveniyorum, vicdanlı olduğunuzu biliyorum, samimiyetle biliyorum, gelin birazdan vereceğimiz bu fon vurgunuyla ilgili araştırma önergemizi kabul edin.
Bütün bu piyasayı dolandıranlar, bütün bu AK Parti'nin adına kara çalanların hepsini bizler Türkiye'de, bu milli iradenin tecelli ettiği yerde araştıralım. Ben sizlerin bu vicdana sahip olduğunuza inanmak istiyorum. Burada somut size isimler verdim, bakanların isimlerini verdim, bürokratların isimlerini verdim, gelin bunları hep beraber Türkiye Büyük Millet Meclisinde araştıralım.
Bu fon vurgununu yapanların yaptığı hiçbir ödeme, sorumluluk affına lütfen dönüşmesin. Devletin adabına uygun davranalım ve haksız kazançları tövbe kapısı açmış gibi bir kuruma dönüştürmeyelim, haksız kazançları cezalandıralım. Aynı zamanda iadeyi, bir aklanma belgesi olarak kabul etmeyelim, her şey şeffaf olsun" diye konuştu.Diğer taraftan Özlale, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın Özel Kalem Müdür Yardımcısının fonlara para yatırdığını ileri sürdü.'VATANDAŞIMIZIN
CANINI YAKAN KİM VARSA HUKUK ÖNÜNDE BEDEL ÖDEYECEK'AK
Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel ise Türkiye'nin finansal sisteminin güçlü olduğunu ve sermaye piyasasında yaşananların sınırlı olduğunu söyledi. Yüksel, "Türkiye'nin güçlü bir sermaye piyasası altyapısı vardır. Devletimizin de ortaya çıkan her soruna karşı düzenleme, denetleme ve yaptırım kapasitesi bulunmaktadır.
Sınırlı sayıdaki fonda ortaya çıkan sorunların diğer fonlara ve piyasanın geneline yayılmasını önlemek amacıyla güçlü ve kapsamlı tedbirler alınmıştır. Dolayısıyla buradan açık ve net söylüyoruz: Yaşanan süreç bütün yönleriyle incelenmektedir. Kim olursa olsun, piyasayı bozan ve yatırımcıyı mağdur eden herkes bunun sonuçlarına katlanacaktır.
Piyasa manipülasyonu yapanlar hukuk önünde hesap verecektir. Vatandaşımızın, yatırımcımızın canını yakan, huzur ve güven iklimini bozmaya teşebbüs eden her kim varsa makamı, ünvanı, partisi fark etmeksizin hukuk önünde bedel ödeyecek, gereken yapılacaktır" dedi.'HÜKÜMETİN
DOĞRUDAN KANUN TEKLİF ETME YETKİSİ
YOK'Siyasi parti temsilcilerinin yaptığı değerlendirmelerin ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz söz aldı. Yılmaz, Özlale'nin iddiasına ilişkin Özel Kalem Müdürünün çevresinden topladığı 7 milyon lirayı fona yatırdığını ve mağduriyet yaşadığını söyledi. Yapıcı eleştirilerden istifade edeceklerini vurgulayan Yılmaz, "Meclisimiz sonuç itibariyle milletimizin hassasiyetlerini, temel beklentilerini yansıtıyor ve bu da bizim için yol göstericidir.
'Kurul toplantısına niçin partiden ve gruptan arkadaşları çağırdınız?' diye bir eleştiri oldu. 2 Genel Başkan Vekilimiz Mustafa Elitaş Bey ile Efkan Ala Bey'i ve Grup Başkanımız Abdullah Güler Bey'i davet ettim. Sebebini de izah etme ihtiyacı hissediyorum: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde hükümetin doğrudan kanun teklif etme yetkisi yok.
Sadece Bütçe Kanununu meclise gönderebiliyor. Dolayısıyla bir kanun teklif edilecekse bunu grubumuzla çalışmak durumundayız, bir kanuni düzenleme tartışması varsa parti grubumuzla birlikte bu çalışmayı yapmak durumundayız. Bu kapsamda da ilgili arkadaşlarımızı davet ediyoruz, onlarla birlikte konuşuyoruz.
Bana kişisel olarak soracak olursanız hükümetin yasamaya 'Kanuni düzenleme ihtiyacım budur' şeklinde bir yazılı başvuru yapmasını mümkün hale getirmek doğru olur ama şu anki yapımız buna uygun değil" değerlendirmesinde bulundu.'FAHİŞ
GELİR ELDE EDİLEN KAZANÇLARDAN GERİ ALINANLAR
KULLANILACAK'Yılmaz, sermaye piyasasındaki işlemlerin uluslararası kuruluşların raporlarıyla ortaya çıktığı yönündeki eleştirileri doğru bulmadıklarını aktararak, "Siyasi alanda ise Sayın Cumhurbaşkanımız çok açık ve net bir şekilde bir siyasi bir tutum ortaya koydu. Milletimizin kaynağı bu süreçlerde kullanılmayacak ancak fonların kendi kaynakları, haksız kazanç olarak elde edilen, fahiş gelir olarak elde edilen kazançlardan geri alınanlar kullanılacak.
Ayrıca, yine bu hukuksuz işlemlerden kaynaklı el konulan varlıklar, gayrimenkuller değerlendirilerek yatırım sahiplerine hakları olabildiğince iade edilmiş olacak. Burada anaparaya yoğunlaşan olağanüstü tasfiyede bir yöntemimiz var. Şu noktanın da bilgi olarak sadece altını çizmek isterim: Belli büyüklüklerden bahsediyoruz ama aslolan sisteme giren paranın büyüklüğüdür, manipüle edilmiş bir şekilde çok yüksek rakamlara çıkarılmış değerler gerçek kaybı bana göre yansıtmamaktadır; aslolan o anapara ve onun karşılık geldiği değerdir.
Bu konuda da elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz" ifadelerini kullandı.Yılmaz ayrıca isim öne sürülmeden ortaya konan iddiaları doğru bulmadığını ve iddia sahiplerinin ellerindeki bilgi ve belgeleriyle yargıya başvurabileceklerini dile getirdi.
