Türkiye'de temiz sanayi projelerine destek sağlamak üzere sürdürülen çalışmalar, "Build Clean Now: Türkiye Çalıştayı" kapsamında değerlendirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı işbirliğinde düzenlenen çalıştay, Endüstriyel Dönüşüm Hızlandırıcısı (ITA) Girişimi ve Boston Consulting Group (BCG) tarafından Ankara'daki bir otelde gerçekleştirildi.
"Build Clean Now: Türkiye Çalıştayı"nda, çelik, çimento, gübre ve alüminyum sektörlerinde proje geliştiren isimler, hükümet yetkilileri ve finans sektörünün temsilcileriyle buluştu. Türkiye'deki temiz sanayi projelerinin nihai yatırım kararına ulaşma süreci, bu süreçte karşılaşılan engeller ile ilerlemeye katkı sunabilecek kısa vadeli politika adımları ve finansal müdahaleler etkinliğin gündemini oluşturdu.
Çalıştayın ortaya koyacağı sonuçların, COP31 öncesi hazırlanması planlanan ITA Türkiye Özet Raporu'nda yer alması bekleniyor. "ITA Türkiye Programı'nı stratejik işbirliği olarak görüyoruz" Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, etkinlikte "Türkiye'nin Temiz Sanayi Alanındaki Fırsatları" başlığıyla yaptığı konuşmada, buluşmanın sanayide yeşil dönüşüm hedeflerini daha ileriye götürecek işbirliğini ele almak ve somut adımlara dönüştürmek için düzenlendiğini ifade etti.
ITA ile hayata geçirilecek Türkiye Proje Hızlandırma Programı hakkında bilgiler paylaşan Gönüllü, "Kısaca ITA Türkiye Programı, sanayimizin karbonsuzlaşma sürecine yeni ivme kazandıracak önemli bir fırsat." değerlendirmesinde bulundu. Programı yalnızca Türkiye'nin çevresel hedeflerini destekleyen bir girişim olarak değerlendirmediklerini vurgulayan Gönüllü, "ITA Türkiye Programı'nı sanayimizin rekabet gücünü koruyacak, yeni yatırım alanları açacak ve Türkiye'nin küresel değer zincirlerindeki konumunu güçlendirecek stratejik işbirliği olarak görüyoruz.
Çünkü sanayide yeşil dönüşüm, bizim için daha verimli ve yüksek katma değer üreten bir üretim yapısı demektir. Türkiye, güçlü sanayi altyapısı ve stratejik konumuyla düşük karbonlu sanayi ekonomisinde yüksek potansiyele sahip bir ülke." sözlerini kullandı. Gönüllü, ITA Türkiye Programı ile şirketlerin kendi başlarına aşmakta güçlük çektiği yapısal engellerin tespit edileceğini belirterek şu açıklamayı yaptı: "Program, bu engelleri aşmak için ilgili paydaşları bir araya getirecek.
Amacımız yatırım kararlarının önünü açarak daha iddialı, büyük ölçekli ve derin karbonsuzlaşma sağlayan yeni projelerin geliştirilmesini hızlandırmak. Programın, Bakanlığımız açısından en önemli yönü mevcut politika ve finansman araçlarımızı tamamlayacak olmasıdır." "Rolümüz yatırımın gerçekleşmesini mümkün kılacak koşulları oluşturmak" Mission Possible Partnership (MPP) Üst Yöneticisi (CEO) ve ITA İcra Direktörü Faustine Delasalle ise etkinlikteki konuşmasında, ticari ölçekli temiz sanayi projelerinde, bilhassa sanayinin derin karbonsuzlaşmasına katkı sağlayan projelerde nihai yatırım kararlarını hızlandırmaya odaklandıklarını dile getirdi.
Bir yatırım platformu olarak faaliyet göstermediklerini vurgulayan Delasalle, "Bizim rolümüz, yatırımın gerçekleşmesini mümkün kılacak koşulları oluşturmak. Derin karbonsuzlaşma projelerinin yatırım yapılabilir ve finansman sağlanabilir hale gelmesi için ortamın nasıl oluşturulabileceğini anlamaya çalışıyoruz. Böylelikle finansal kuruluşların da kendi rollerini yerine getirebilmelerini amaçlıyoruz." açıklamasını yaptı.
Nihai yatırım kararına erişen proje sayısının her yıl artış gösterdiğini belirten Delasalle, dünya çapında ticari ölçekli temiz sanayi projeleri için bu yılın ilk 6 ayında 19 nihai yatırım kararı verildiğini, böylece geçen yılın aynı dönemindeki sayının iki katına ulaşıldığını ifade etti. Delasalle, burada yürütülen çalışmaların sonucunda, düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31.
Taraflar Konferansı'nda (COP31) kapsamlı bir analiz raporu yayımlayacaklarını açıkladı; bugünkü çalıştayın yanı sıra ITA ve BCG'nin konuya ilişkin ayrıntılı analizlerinden yararlanılarak hazırlanacak raporun, gelecek yıllarda ortak çalışma yürütülmesi gereken temel önceliklerin bir bölümünü ortaya çıkaracağını belirtti.
"Önümüzdeki dönemde program portföyünü genişletmeyi planlıyoruz" AA muhabirine de değerlendirmelerde bulunan Delasalle, MPP'nin enerji yoğun sanayi ile ulaştırma sektörlerinde temiz sanayi projeleri geliştirilmesine odaklanan küresel bir sivil toplum kuruluşu olduğunu anlattı. Çalışma alanlarının alüminyum, çimento ve çelik sektörleriyle sınırlı olmadığını aktaran Delasalle, kimya, havacılık ve denizcilik yakıtları alanlarında da faaliyet yürüttüklerini ifade etti.
ITA'nın dünya genelindeki temiz sanayi projelerinden oluşan proje havuzunu belirlediğini söyleyen Delasalle, program aracılığıyla bu projelere yatırım yapılmasını engelleyen yapısal sorunların saptandığını kaydetti. Programın 4 ülkede uygulandığı bilgisini paylaşan Delasalle, "Önümüzdeki dönemde program portföyünü Türkiye'yi de içerecek şekilde genişletmeyi planlıyoruz." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin çeşitli avantajlara sahip olduğunu belirten Delasalle, ülkenin, kendilerinin "yeni endüstriyel güneş kuşağı" diye nitelendirdiği bölge içinde yer aldığını söyledi. Türkiye'nin mevcut güçlü sanayi altyapısını da avantajları arasında gösteren Delasalle, Avrupa pazarıyla kurulan güçlü ticari bağlantılara dikkat çekti.
Türkiye'nin temiz sanayi projeleri açısından geniş bir proje havuzuna sahip olduğunu ifade eden Delasalle, "Ancak derin karbonsuzlaşma sağlayan projelere baktığımızda bu havuz hala görece küçük. Önümüzdeki yıllarda temel hedefin, Türkiye'deki derin karbonsuzlaşma projelerinin sayısını artırmak olması gerektiğini düşünüyorum." değerlendirmesini paylaştı.
Delasalle, çalıştayın çerçevesini Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformunun (TİDİP) öncelikleriyle örtüşecek biçimde oluşturduklarını belirterek, çalışmalarını alüminyum, çelik, çimento ve gübre sektörlerinde yürüttüklerini aktardı. Etkinlik kapsamında ayrıca "Üst Düzey Tartışma: Türkiye'de Nihai Yatırım Kararına Giden Yol Haritası" başlığını taşıyan bir panel gerçekleştirildi.




